Yavuz Sultan Selim

Posted on Ağustos 9, 2007. Filed under: Islam, Tarih |

200px-selim_i.jpg

Yavuz Sultan Selim veya I. Selim (10 Ekim 1470, Amasya22 Eylül 1520), 9. Osmanlı padişahıdır.

Babası II. Bayezid, annesi Dulkadiroğulları beyliğinden Gülbahar Hatun‘dur. Selim, tahta babası II. Bayezid‘e karşı darbe yaparak çıkmıştır. Tahta çıkmadan önce Kırım‘da Kefe Beylerbeyi olarak görev yapmıştır. Yavuz Sultan Selim’e kızını vermiş olan Kırım hanı Mengli Giray, ona askeri destek sağlayarak tahta geçmesine yardım etmiştir

Çaldıran Savaşı

Osmanlı Devleti sıkıntılı bir dönem yaşıyordu. Bu bunalımlı dönemin en büyük sebebi Doğu’daki Şii Safevi devletiydi. Bu devletin ortadan kalkmasıyla Anadolu’daki Osmanlı egemenliği sağlamlaşacak ve doğudan gelebilecek tehditlere karşı dağlık Doğu Anadolu Osmanlı savunmasını güçlendirecekti.Yavuz Sultan Selim’in bir başka En büyük amacı da doğudaki bütün Türk-İslam devletlerini tek bir devlet çatısı altında birleştirmekti. Yavuz Sultan Selim, 1514 yılı baharında ordusuyla birlikte İran seferine çıktı. Oğlu Süleyman’ı 50.000 kişilik kuvvetle Anadolu’da emniyet olarak bıraktı. Osmanlı kuvvetleri, Erzincan‘dan Tebriz‘e doğru yürüyüşüne devam etti.Çaldıran‘da 23 Ağustos 1514‘te yapılan savaşta Osmanlı kuvvetleri zafer kazanırken, Safeviler bozguna uğradılar. Savaşın tarihteki en önemli özelliği ve kazanılmasındaki en önemli etken, ateşli silahların bir savaşta ilk defa bu kadar yoğun kullanılmasıdır. 20.000 yeniçeri 7’şer bilye atmıştır ve çoğu etkili isabet etmiştir. Yavuz, merkezini yaklaşık 300.000 birbirine zincirlerle bağlı binek arabasıyla muhafaza etmiştir ki, bu da lojistik desteğin ne kadar büyük olduğunu gösterir.

Şah İsmail, kaçarak hayatını kurtardı. Yavuz yoluna devam ederek Tebriz‘e girdi. Şehirdeki birçok sanatçı ve ilim adamı İstanbul‘a gönderildi. Bu zafer sonucunda Şah İsmail eski prestijini kaybetti. Bu sayede Doğu Anadolu’da Osmanlılar için bir tehlike kalmamış oldu.

15 Eylül 1514‘te de Tebriz’den Karabağ‘a hareket eden Yavuz’un amacı, kışı orada geçirip, baharda İran‘ı tümüyle almaktı. Ancak şartlar müsait olmadığı için Amasya‘ya gidildi. Çaldıran Zaferi’nden sonra, Erzincan, Bayburt kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçti. Kemah kalesi alındı.

12 Haziran 1515‘de kazanılan Turnadağ zaferi ile Dulkadiroğlu beyliğine son verildi. Diyarbakır, Mardin ve Bitlis Osmanlı hakimiyetine girdi. Böylece Anadolu‘da Türk birliği sağlanmış oldu.

Mercidabık Savaşı

Fatih Sultan Mehmet devrinden kalan anlaşmazlık ve İran Seferi, Mısırlıların ve Safevilerin ittifak yapmalarına neden oldu. Yavuz Sultan Selim, bu ittifakın yapılacağını öğrenince Mısır seferine karar verdi. Yavuz Sultan Selim, 5 Haziran 1516‘da Mısır seferine çıktı. 27 Temmuz günü Osmanlı Ordusu Mısır sınırına dayanmıştı. Mısır Sultanlığına bağlı Antep ( 18 Ağustos 1516) ve Besni ( 19 Ağustos 1516) kaleleri birer gün arayla teslim oldular. Ancak asıl savaş 24 Ağustos 1516‘da Mercidabık’da oldu. Mısır Ordusu Osmanlıların ezici top ateşi karşısında fazla dayanamadı. Mısır hükümdarı Gansu Gavri ölü olarak bulundu. Kazanılan Mercidabık zaferi sonunda Suriye‘nin kapıları Osmanlılara açılmış oldu.Memlukler ve Ridaniye Savaşı28 Ağustos 1516‘da Halep‘e giren Yavuz Sultan Selim hiçbir direnmeyle karşılaşmadan şehri teslim aldı. Hama (19 Eylül 1516), Humus (21 Eylül 1516) ve Şam (27 Eylül 1516) aynı şekilde teslim olurken, Lübnan emirleri de Osmanlı hakimiyetini kabul ettiler.Yoluna devam eden Yavuz 30 Aralık 1516‘da Kudüs‘e, 2 Ocak 1517‘de Gazze‘ye girdi. Mercidabık Savaşı’ndan sonra Mısır‘ın başına Tumanbay geçti. Tumanbay Osmanlı hakimiyetini kabul etmediği gibi, barış teklifi için gelen Osmanlı elçisini öldürmüş ve Venediklilerden top ve silah alarak Ridaniye’de kuvvetli bir savunma hattı kurmuştu. Yavuz Sultan Selim, ordusuyla birlikte Sina çölünü geçerek, Ridaniye’de Mısır Ordusu ile karşılaştı. Mısır Ordusu’na, El-Mukaddam Dağının etrafını dolaşarak güneyden saldıran Yavuz Sultan Selim, bu manevra sayesinde Mısır Ordusunun yönleri sabit olan toplarını etkisiz hale getirdi. 22 Ocak 1517‘de Ridaniye Zaferi kazanıldı. Bu zaferle birlikte Memluk Devleti yıkıldı, toprakları Osmanlı egemenliğine girdi.

Halifelik

24 Ocak 1517‘de Kahire alındı. 4 Şubat 1517‘de Yavuz törenle Kahire‘ye girdi ve Mısır Memluklerine bağlı Abbasi halifeliğine son verdi.Mısır Seferi sonunda Suriye, Filistin ve Mısır Osmanlı hakimiyetine girdi. Ayrıca Hicaz ve yöresi de Osmanlı topraklarına katıldı. Doğu ticaret yolları tamamen Osmanlıların eline geçti. Elde edilen ganimetler ve alınan vergilerle Osmanlı Hazinesi doldu. 6 Temmuz 1517‘de Kutsal Emanetler Osmanlı eline geçti.

O dönemde halife olan III. Mütevekkil İstanbul’a taşınmış ve ömrünün sonuna kadar orada Osmanlı koruyuculuğunda, siyasi yetkiye sahip olmadan yaşamıştır. III. Mütevekkil’in ölümünden sonra hilafet makamı boş kaldı. Genel kanının aksine hilafet, I. Selim’e geçmiş değildir. Zaten 18.yy sonundaki Küçük Kaynarca Antlaşması‘na kadar, hiçbir Osmanlı belgesinde Osmanlı Padişahı’nın sıfatları arasında “Halife” geçmez.

İlk kez Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Padişahı, Halife olarak Rus idaresine giren Kırım Müslümanları’nın koruyucusu olarak gösteriliyordu. Ancak, Osmanlı’da hilafet iddialarının kurumsallaşıp oturması ancak II. Abdülhamit ile olacaktır.

İmar çalışmaları

  • Yavuz Sultan Selim, dedesi Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılan Haliç Tersanesini kapasite olarak arttırdı. Medreselerin yanında, sosyal ve ticari alanda hizmet verecek birçok bina inşa ettirdi. Hayatı yoğun savaşlarla geçen Yavuz Sultan Selim, Diyarbakır Fatih Paşa, Elbistan Ulu Camii, Şam Salihiye’de Muhyiddini Arabi’ye Camii, İmaret ve Türbesi gibi hayır eserleri de yaptırmaya fırsat bulmuştur.I. Selim 1516’da Şam’a Şam Sultan Selim Camiisini yaptırmıştır. Ayrıca temelini attırdığı İstanbul Sultan Selim Camii’ni bitirmeye ömrü yetmemiş, bu eser oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamamlanmıştır.
  • Kulağına küpe taktığı iddia edilmektedir. Bunu İslami bir gönderme ile taktığı söylenir: taktığı küpe o dönemde köleler tarafından takılan cinstendi, o da kendisini Allah’ın kölesi, kulu olarak görüyordu bunu da kölelerin taktığı küpelerden takarak ifade etmiş oluyordu. 22 Eylül 1520‘de “Aslan Pençesi” denilen bir çıban yüzünden vefat etti. Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Camii’nde babasının cenaze namazını kıldıktan sonra, onu Sultan Selim Camii avlusundaki türbeye defnettirdi

About these ads

Make a Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Bir Yanıt to “Yavuz Sultan Selim”

RSS Feed for Koca Seyit Comments RSS Feed

Paylaşım İçin Teşekkürler


Where's The Comment Form?

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: